İnsanlar Beni Ütopik Bir Yere Koyuyor

Hiç Konuşmadan’ isimli ikinci albümünü çıkaran Mehmet Erdem, şöhretin hayatını nasıl değiştirdiğini anlattı: Eskiden Beyoğlu’nda çok rahat dolaşırdım,….

‘Hakim Bey’ parçasına yaptığı cover’la tanınan Mehmet Erdem, ‘Hiç Konuşmadan’ isimli yeni albümüyle müzikseverlerle buluştu. Buğulu sesiyle gönülleri fetheden Erdem, Cosmopolitan dergisine konuştu…
Buğulu bir sesle romantik şarkılar söyleyen erkekler, genelde duygusal kadın vokallerden daha seksi gelir. Sizce bunun sebebi nedir?
Kadınlar genel olarak herhangi bir şeye, hayata bakışa daha çok önem gösteriyor. Aynı şekilde müziğe de… Erkekler daha çok yüzeysel, gelip geçici baktıkları için; bazı şeyleri çabuk tüketiyorlar. Erkekler şarkıyı dinliyor, belki bağıra çağıra söylüyor ama şarkı kadın dinleyicilerde daha çok yer ediyor. Belki budur erkek vokallerin tutulmasının sebebi. Erkek daha çok görsel algıya bakıyor, kadınsa hissel yaklaşıyor. Kadın, karşısındakinin ne konuştuğunu da daha iyi dinler, anlamaya çalışır. Erkek ise daha yüzeysel algılarla hareket eden bir varlıktır.
KONSERE SEVGİLİLERİYLE GELİYORLAR
Çok kadın hayranınız var, değil mi? Örneğin, konserde ön sıralardaki popülasyon nasıl dağılıyor?
Daha çok kadın seyircim var ama sevgilileriyle gelen de çok. Kimi zaman yanlarındaki erkekler beni tanımıyor. ya da sevmeseler dahi, kız arkadaşlarının baskısıyla konsere gelmek zorunda kalıyorlar. Cinsel ilgi olarak değil de, müzik dinlemek için geldiklerini düşünüyorum. Ben albümün profilini görebiliyorum; daha çok kadınlar satın alıyor. Herhangi bir ürün de kadınlara satılmak üzere yapılıyor zaten. Erkekler için bir pantolon, bir gömlek var. Kadınlar içinse işin ucu çok açık.
Ekşisözlük’te, yeni tanıştığınız birini alıp kulisinize götürecek kadar arkadaş canlısı olduğunuzu yazdıklarını gördüm. Hayranlarınızla ilgili enterasan bir anınız var mı?
Beni 40 yıllık arkadaşı gibi görüp anında muhabbete giren, sarılan çok oluyor. Bunu erkekler de yapıyor, kadınlar da. Beni kendilerine yakın görüyorlar. Ben zaten samimiyimdir, insanlarla rahat iletişim kurarım. Bodrum’da bir konser verdikten sonra başka bir şehire geçmiştim. Orada konser bittikten sonra kulise çiçekler geldi. Çiçeklerle birlikte gelen kartta beni Bodrum’da izlediğini ve buraya da geldiğini söylüyordu. İmza olarak da ‘En arkadaki sarışın kız’ yazmıştı. Ben hatırlamadım tabii ki o kişiyi.
SOĞUK BİR İMAJ DA GEREKLİ
Dış görünüşünüze bakınca çok sıcakkanlı birisi gibi görünmüyorsunuz…
Tipimden dolayı dışarıdan soğuk görünüyorum, biliyorum. O imaj da biraz gerekiyor aslında…
Boğaziçi Üniversitesi’nde makine mühendisliği okumuşsunuz. Nasıl oldu da müziğe geçiş yaptınız?
5 yaşında mandolin çalmaya başladım. Bir sürü enstrüman çalıyordum. Müzik, 30 senedir bilfiil hayatımda. Lisede grubum vardı, üniversitedeyken Kardeş Türkülergrubunda çalıyordum. Sonra film ve dizi müzikleri yapmaya başladım. İlk albümüm ise 1.5 sene önce çıktı. Şimdi de ikincisi piyasada.
Genelde okulun müzikle ilgilenen erkekleri okulda popüler olur. Sizin de var mıydı hayranlarınız?
Arkadaşlarım hep müzisyendi; hep birlikte çalıyorduk. Evde kendi kendimize çalıp söyleyebiliyorduk. Eğlenmek için bir mekana gitmek yerine bizimle olmak istiyorlardı; tabii ki bu bir popülerlik sağlıyor. Sahnede olmak, başlı başına popüler olmak için bir sebep zaten.
Şöhret, özel hayatınızı etkiliyor mu?
Eskiden Beyoğlu’nda çok rahat dolaşırdım ama şimdi kesinlikle birileri tanıyor ve fotoğraf çektirmek istiyor. İnsanlar ünlüleri gözünde çok büyütüyor. Beni kafalarında ütopik bir yere koyuyorlar ama aslında ben kendi halinde bir adamım.
DÜZ BİR ADAMIM ÇİÇEK FALAN ALMAM
Kız arkadaşınız var mı?
Özel hayatla ilgili sorulara cevap vermiyorum. Adı üstünde; özel hayat.
Romantik misiniz?
Çok değilim açıkçası. Aslına bakarsanız biraz düz bir adamım ben ama düşünceli olmaya çalışırım. Gözüne sokacak şekilde çiçekler alan biri değilim.
Twitter’da hakkınızda yazılanları okuyor musunuz?
Evet, okuyorum. Örneğin geçenlerde birisi ‘Eminim Mehmet Erdem’in kendisi yeni albümü çıktığı için benim kadar sevinmemiştir’ yazmıştı. Çok hoşuma gitti.
#Sayfa#
ÜÇ TOP BİLARDODA ÇOK İYİYİM
Boş zamanlarınızda ne yaparsınız?
Kendimi beslemeye çalışıyorum; müzik dinliyorum, kitap okuyorum ve televizyon izliyorum. Hep “Televizyon izlemiyorum” derler ya, ben izliyorum çünkü kafamı boşaltmama yardımcı oluyor ve beni rahatlatıyor. Bilardo oynamayı da çok severim. Sık sık bilardo oynuyorum. Üç top oynuyorum; iyiyimdir de. Müsabakalara katılmayı düşünüyorum.
müzik, karı-koca ilişkisi gibi
Hayatınızda sadece müzik mi var?
Spor yapıyor musunuz? Müzik çok fazla zamanımı alıyor; konserler ya da imza günleri için şehir şehir geziyorum. Spor yapacak fırsatım pek olmuyor. Boş zamanlarımda enstrüman çalıyorum. Enstrüman çalmak emek isteyen bir şey; tıpkı karı-koca ilişkisine benziyor. Ona her gün belli bir mesai harcamak gerekiyor. Onun haricinde arkadaşlarımla vakit geçiriyorum.
Sanki evinizde minik bir orkestranız varmış gibi geliyor kulağa…
Biz evde çok müzik yaparız. Dışarıda olmak istemiyorsak, yemeğimizi kendimiz evde yaparız. Enstrümanlar da var zaten. Kendi kendimize çalar söyleriz. Evde çalıp söylemek, benim özgürlük alanım.
ORTALARDA GÖRÜNMEYİ FAZLA SEVMİYORUM
Bir şarkı yazarken yaşanılanlardan mı etkilenilir sadece, başka etkenler de var mıdır? Örneğin yıllarca Beyoğlu’nda yaşamışsınız. Sadece bu bile bir sanatçıya ilham olabilir gibi sanki, öyle değil mi?
15 sene Beyoğlu’nda yaşadım. Yani ilham almaya yetecek kadar… Şarkı yazarken illa yaşanılanlardan etkilenmeye gerek yok bence. Benim çevrem çok geniş zaten. Çok insanın hayatını yakından görebiliyorum. Bunları illa benim yaşamış olmam gerekmiyor; bu konuda empati kurabiliyorum. Cover şarkılar da söylüyorum. Başkalarının yaşadığı duyguları yansıtmaya çalışıyorum.
Bir kadın sizi çok etkileyip şarkı yazdırdı mı hiç?
Yok, öyle bir durum yaşamadım şimdiye kadar.
Sizi medyada hiç özel hayatınızla ilgili haberlerle görmüyoruz. Albümünüz de sessiz sedasız çıktı. Bu kendi halindeliğin sebebi var mı?
Çok magazinel biri olmadığım için beni görmemiş olabilirsiniz. Ben ünlüyüm diye, başka birinin daha bunun ceremesini çekmesine gerek yok. Zaten benim hayatım yeterince kısıtlanıyor. Annem, babam, kardeşim, kız arkadaşım gibi kişilerin de hayatının kısıtlanmasına hiç gerek yok. O yüzden ortalarda görünmeyi pek istemiyorum. Ben rahat olmak istiyorum.
FARKLI İŞLER YAPIYORUM
“İlkalbümümden beri farklı ve alternatif işler yaptığıma inanıyorum. Çok sevilen, çok popüler olan bir şeye direkt önyargıyla bakan bir kitle var. ‘Bu adam çok seviliyor, kesin bu işte bir yamukluk var’ diyorlar. Türkiye’de, bir işi kötülemek çok kolay. Beni beğenmeyenler, başkalarını dinleyebilir.”

Bir önceki yazımız olan Romantik Gün Batımı başlıklı makalemizde Romantik Gün Batımı hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler: , , ,